About dualarimiz

sadece dua

Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)


“Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter.
Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.
Yaptığınız işi Allah rızası için yapın”
“Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin.
Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir.”
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Allah (cc) Duaları Kabul Edendir


Dua, her insan için bir sığınaktır. Dua, ihtiyacın anahtarıdır. Allah-u Zülcelal, kullarının kendisine dua etmelerini, ihtiyaçlarını arzetmelerini çok sevmektedir. Onun için bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:   “Bana dua edin, kabul edeyim.”  (Mü’min; 60)

Peygamber Efendimiz (S.A.V) de bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:   “Dua, ibadetin iliğidir.”  (Tirmizi)

Ebu Hazım şöyle demiştir: “Dua etmekten mahrum kalmam, duamın kabul edilmesinden mahrum kalmamdan daha kötüdür.” Onun için insan samimi olarak, daima Allah-u Zülcelal’e dua etmeli, ihtiyaçlarını O’na arzetmelidir.

Hz. Peygamber (S.A.V) hadis-i şerifte  şöyle buyurmuştur:    “Allah-u Zülcelal, her gecenin üçte biri kalınca rahmeti ile dünya semasına iner ve şöyle buyurur: ‘Mülkün sahibi benim. Dua eden kim ise, onun duasını  kabul edeyim. Kim benden bir şey isterse, ona vereyim. Kim benden bağışlanmayı isterse, onu bağışlayayım.'” (Buhari, Müslim)

Numan bin Beşir (R.A) der ki:  Resul-ü Ekrem (S.A.V): “Dua bizzat ibadettir.” buyurdu. Sonra yukardaki ayeti okudu. (Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mace, İbn Hıbban, Hakim)

Ebu Hureyre (R.A)’den rivayetle Resulullah (S.A.V) şöyle buyurmuştur:   “Sıkıntılı anlarında, Allah’ın duasını kabul etmesini isteyen kimse, genişlik anında çok dua etsin.” (Tirmizi, Hakim)

Selman (R.A)’dan rivayetle Resulullah (S.A.V) şöyle buyurdu:   “Şüphesiz ki Allah haya edicidir, kerimdir. Kul elini ona kaldırdığında boş olarak geri çevirmekten haya eder.” (Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace, İbn Hıbban, Hakim)

Hz. Aişe (R.A)’den rivayetle Resulullah (S.A.V) şöyle buyurmuştur:   “Tedbirin kadere bir faydası olmaz; Allah’ın takdir ettiği şey olur, duanın ise gelmiş ve gelmemiş olan felaketlere faydası vardır. Şüphesiz ki bela iner, dua ise onu karşılar ve kıyamet gününe kadar çarpışırlar.” (Bezzar, Taberani, Hakim)

Yezid-i Rekkaşi’ye göre: “Ulu Allah kıyamet günü, kulun yaptığı ve fakat karşılığını dünyadayken göremediği duaları önüne getirerek şöyle buyurur: ‘Kulum falan gün, bana şöyle bir dua yapmıştın da ben o duanın karşılığını bu güne saklamıştım. İşte şu sevap o duanın karşılığıdır.’ Kula bu yoldan o kadar çok sevap verilir ki: ‘Keşke dünyadayken hiçbir duamın karşılığı verilmemiş olsaydı’ der.”

Kur’an-ı Azim’de şöyle bir ayet vardır:   “(Onlara) De ki; sizin dua (ve iltica)nız olmasaydı Rabb’im size değer verir miydi?” (Furkan; 77)

Tirmizi, İbn Hıbban ve İbn Mace senedleri sahihtir kaydıyla şu hadisi naklederler:     “Allah nezdinde duadan daha kıymetli bir şey yoktur.” (Tirmizi, İbn Hıbban, İbn Mace)

Tirmizi ve Hakim şu hadisi naklederler:   “Dünya üzerinde Allah’a dua eden bir müslüman yoktur ki, Allah ona yetişmesin ve onun üzerindeki sıkıntı veya kötülüğü bir fazlasıyla kaldırmış olmasın. Yeter ki, Allah’ın o müslüman kulu bir günah dileğinde yahut sıla-ı rahmi koparmak için duada bulunmasın. Topluluktan biri: “Öyle ise, duamızı çoğaltırız.” der. Resulullah da: ‘Hak Teala, (lütufca) daha çoktur’ buyurur”. (Tirmizi, Hakim)

Allah-u Zülcelal kullarının kendisine dua etmesini istemiş ve bunu emretmiştir. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in hadis-i şeriflerinde de duanın ne kadar menfaatli olduğu geçmekteydi. Onun için mü’min olan kişi duayı hem dünyası hem de ahireti için bir kalkan gibi kullanmalıdır.

Dua, huzur ve tazarru ile yapılmalıdır. Huzur ve tazarru ile dua yapmakla insan acizliğini, zelilliğini ve fakirliğini ortaya koyup, Rabb’inin zenginliğine teslim olarak kulluk vazifesini yerine getirir. Allah-u Zülcelal’e dua eden kul, O’nun emrini yerine getirmiş olur.

Dua sahibinden belayı defeder. Dua eden kişi bunun menfaatını ya dünyada ya da ahirette mutlaka alır. Allah-u Zülcelal merttir. Hadis-i şerifte de geçtiği gibi Allah-u Zülcelal haya ve kerem sahibidir. Ellerini açıp kendisinden isteyeni boş çevirmekten haya eder.

Said bin Kettan  bir gece rüyasında, Allah-u Zülcelal’i görmüş ve: “Ya Rabbi! Nice zamandır sana dua ediyorum, ama icabet buyurmuyorsun!” demiş. Bunun üzerine Allah-u Zülcelal buyurmuştur ki: “Ey Said! Sesini duymak hoşuma gittiği için icabet etmiyorum.”

İşte Allah-u Zülcelal dua eden kuluna böyle lütuf ve kerem ile muamele etmektedir. Bundan kendimizi mahrum etmememiz lazımdır. Yine rivayet edilmiştir ki:

Ebu Osman Nehdi (K.S) hastalanmıştı. Hasan-ı Basri (K.S), onun ziyaretine gitti. Bir ara: “Ya Eba Osman! Bize dua et. Hastanın duası makbuldür.” dedi. Eba Osman, Allah-u Zülcelal’e hamdetti, bir ayet-i kerime okudu, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e salavat getirdi. Daha sonra elini açtı, biz de açtık. Dua etti.

Ellerimizi indirdiğimiz zaman, şöyle dedi: “Size müjdeler olsun! Vallahi, Allah duamızı kabul etti.”  Hasan-ı Basri: “Bunun için Allah’a yemin mi ediyorsun?”  diye sorunca, Eba Osman dedi ki: “Evet yemin ediyorum. Nasıl etmeyeyim ki? Sen bana bir söz söylediğin zaman kabul edip, onun doğruluğunu tasdik ediyorum da; Allah-u Zülcelal’in: “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim”  emrinin doğruluğunu niye tasdik etmeyeyim.” Hasan-ı Basri onun yanından ayrılınca: “O, benden fakih (alim) çıktı.”  dedi.

dualar


    • ZALİM VE KÖTÜLERE KARŞI YARDIM DUASI


    • Okunuşu: Rabbi e’ınni ve la tu’ni ‘aleyye vensurni ve la tensur ‘aleyye vemkürli ve la temkür ‘aleyye vehdini ve yessirli’l-hüda vensurni ‘ala men beğa ‘aleyye. Rabbic’alni leke şekkaran, leke zekkaran, leke rahhaben, leke mıtva’an leke muhbiten, ileyke evvahen müniba. Rabbi tekabbel tevbeti, va’ğsil havbeti, ve ecib da’veti, ve sebbit hücceti, ve seddid lisanı, vehdi kalbi, veslül sehimete sadri.
      Anlamı: Rabbim! Bana yardım et, aleyhime olan şeylere yardım etme. Bana zafer ver, aleyhime zafer verme. Lehime tertip kur, aleyhime tertip kurma. Bana hidayet et ve hidayeti bana kolaylaştır. Bana zulmeden kimseye karşı yardım et. Rabbim! Beni Sana çok şükreden, Seni çok zikreden, Senden çok korkan, Sana itaat eden, Sana saygı gösteren, Sana yönelen ve tövbe eden kimsen yap. Rabbim! Tövbemi kabul et, günahımı temizle, duamı kabul buyur, delilimi sabit kıl, dilimi doğru yap, kalbime hidayet ver, göğsümün kin ve hasedini çıkar. (Tirmizi, De’avat, 114; İbn Hıbban, Ediye, No:947; İbn Ebi Şeybe, Dua, No: 29381)

    • TEHLİKEYE DÜŞTÜĞÜ ZAMAN OKUNACAK DUA


    • Okunuşu: Bismillahirrahmanirrahim, uela havle uela kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azım
      Anlamı: Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla. “Yüce ve ulu Allah’dan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur” dersen o hali senden uzaklaştırır. (Nevevi,Ezkar,110)

    • HASAN BASRİ’NİN DUASIAnlamı: Hamd, Allah’a özgüdür. Ey Rabbimiz, bizi yarattığın, bize rızk verdiğin, bize doğru yolu gösterdiğin, bize öğrettiğin, bizi sapkınlıktan kurtardığın, kederimizi giderdiğin için sana hamd ederiz. Bize, İslâm’ı ve Kur’ân’ı bağışladığın için sana hamd ederiz. Bize esenlik verdiğin, düşmanlarımızı bozguna uğrattığın, bize bol rızk verdiğin, bizi güvenlik içinde bir araya getirdiğin için sana binlerce hamd ve senalar olsun.
      Ey Rabbimiz, bize eski, yeni, gizli, açık, özel ve genel olarak verdiğin nimetler için ve biz, diriyken, ölüyken, burada ve gayb âleminde iken verdiğin nimetlerin için sana hamd ederiz. Sen hoşnut oluncaya dek sana hamd ederiz. Sen hoşnut olduğunda da sana hamd ederiz.

    • HERŞEYİN “EN HAYIRLISINI” İSTEME DUASI

      Okunuşu: Allahümme inni es’elüke hayra’l-mes’eleti ve hayrad-dü’ai ve hayra’n-necahi ve hayral ‘ameli ve hayres-sevabi ve hayra’l-hayati ve hayral-memati. Ve sebbitni ve sekkıl mevazini ve hakkık imanı verfe’deracati ve tekabbel salati veğfir hatieti ve es’elüked-deracati’l-‘ula mine’l-cenneti. Allahümme inni es’elüke fevatiha’l-hayri ve havatimehü ve cevami’ahu ve evvelehu ve zahirahu ve batınehu ve’d-deracati’l-‘ula mine’l-cenneti, âmin. Allahümme inni es’elüke hayra ma ati ve hayra ma ef’alü ve hayra ma a’malü ve hayra ma batane ve hayra ma zahera ved-deracati’l-‘ula mine’l-cenneti, amin. Allahümme inni es’elüke en terfe’a zikri ve teda’a vizri ve tusliha emri ve tütahhira kalbi ve tuhsıne ferci ve tünevvira li kalbi ve teğfira li zenbi. Ve es’elüked-deracati’l-‘ula mine’l-cenneti, amin. Allahümme inni es’elüke en tübarike lifi nefsi ve fi sem’i ve fi besari ve fi ruhi ve fi halki v fi huliki ve fi ehli ve fi mahyaye ve fi memati ve fi’ameli fetekabbel hasenati ve es’elüke’d-deracati’l-‘ula mine’l-cenneti, amin.
      Anlamı: Allah’ım! Senden istenen şeylerin hayırlısını, duanın hayırlısını, kurtuluşun hayırlısını, işlerin hayırlısını, sevabın hayırlısını, hayatın hayırlısını, ölümün hayırlısını istiyorum. Beni dinimde sabit kıl, mizanda sevaplarımın ağır gelmesini nasip eyle, imanımı gerçek eyle, derecelerimi yükselt, namazımı kabul eyle, günahımı bağışla. (Allah’ım!) Senden cennette yüksek dereceler istiyorum. Allah’ım! Senden benim için hayırları açmanı, işlerimin hayırla sonuçlanmasını, önceki, açığı ve gizlisi ile her türlü hayın, cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. Allah’ım! Senden gelecekte olacak şeylerin hayırlı olanlarını, yaptıklarımın hayırlısını, gizli şeylerin hayırlısını, açık olan şeylerin hayırlısını ve cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. Allah’ım! Senden şanımı yükseltmeni, günahlarımı silmeni, işlerimi ıslah etmeni, kalbimi temizlemeni, tenasül uzvumu korumanı, kalbimi nurlandırmanı, günahımı bağışlamanı ve cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. Allah’ım! Senden nefsim, kulağım, gözüm, ruhum, yaratılışım ve ahlakım, ailem, hayatım ve ölümüm ve işlerim hakkında benden razı ol, hayır ve hasenatımı kabul eyle ve cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. (Hâkim, De’avat, No: 1911)

    • DERSLERİ ANLAMA (ÖĞRENCİLER) İÇİN DUALAR

      Okunuşu: Allahümmerhamni biterki’l-maası ebeden ma ebkaytenı verhamnı en etekellefe mala yanını uarzuknı husnen nazarı fıma yurdike annLAllahümme bedıa’s-semauati ue’l-ardı zelcelali ve’l-ikrami ue’l-izzetilletı la tiıramü, es’elüke ya Allahü ya rahmanu bicelalike ve nuri ueehike en tulzime kalbi hıfza kitabike kema allemtenı uerzuknı en etlüvehu ale’n-nahuillezı yurdike annı.Allahümme bedia’s-semavati ue’l-ardı zelcelali ve’l-ikrami ve’l-ızzetilletı la türamu,es’elüke yaAllahu ya rahmanu bicelalike ve nuri vechike en tünevvire bikitabike basarı ve en tutlika bihı lisanı ve en tüferrice bihı an kalbi ve en teşraha bihı sadrı,ve en tümlie bihı bedeni, li ennehu la yuınunı ale’l-hakkı gayruke vela yu’tıhı illa ente vela havle vela kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azim
      Anlamı: Allah’ım! Beni hayatta bıraktığın sürece günahları terk ettirmekle bana merhamet eyle. Beni ilgilendirmeyen işleri bana yükleme.Seni razı edecek şeylere güzel bakmayı bana nasip eyle. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı,ey ulaşılmayacak kadar yüksek celal ve ihsan sahibi, ey Allah, ey Rahman! Celalin hürmetine, yüzünün nuru hürmetine, Kur’an’ı istediğin gibi ezberlememi nasip eyle. Seni razı edecek şekilde okumamı nasip eyle. Ey gökleri ve yeri yaratan celal ve ikram sahibi, ey ulaşılamayacak kadar yüksek izzet sahibi Allah’ım, ey Allah, ey Rahman! Celalin ve yüzünün nuru hürmetine kitabınla gözümü nurlandırmanı, dilimi çözmeni, kalbimi genişletmeni ve bedenimle onu yaşamamı isterim. Çünkü hakka karşı bana senden başkası yardım edemez, onu ancak sen verirsin. Güç ve kuvvet ancak yüce ve ulu Allah’

    • HZ. FATMA’NIN OKUDUĞU FAKİRLİK DUASIAnlamı: Ey yedi kat göğün ve büyük arşın sahibi olan Allah’ım! Bizim Rabbimiz, her şeyin Rabbi olan yüce Allah… Ey Tevrat’ı, İncil’i ve Kur’an-ı Kerim’i indiren, taneyi ve çekirdeği çıkaran yüce Rabbim! Alnından tutup hesaba çekeceğin her şeyin şerrinden sana sığınırım ya Rabbi! Sen öyle evvelsin ki, senden evvel hiç kimse yoktur. Sen öyle ahirsin ki, zatından sonra hiçbir şey yoktur. Sen öylesine açıkta ve görünürsün ki, senin üzerine hiçbir şey yoktur. Sen öylesine sır ve gizlisin ki, senin önünde hiçbir şey yoktur. Ya Rabbi! Bana borcumu ödememi ve fakirliğimi gidermemi nasip et.


    • FİTNELERİN ŞERRİNDEN ALLAH’A SIĞINMAK İÇİN DUA

      Okunuşu: Allahümme feinni euzü bike min fitneti’n-nari ve azabi’n-nari,ve fitneti’l-kabri, ve azabi’l-kabri ve min şerri fitneti’l-ğina ve min şerri fitneti’l-fakri, ve euzü bike min şerri fitneti’l-mesıhi’d-deccal.Allahümmağsil hatayaye bimai’s-selci ve’l beredi, ve nakkı kalbi mine’l-hataya kema nekkayte’s-sevbe’l-ebyada mine’d- denesi ve baid beyni ve beyne hatayaye kema baette beyne’l-meşrıki ve’l-mağribi. Allahümme feinni euzü bike mine’l-keseli ve’l-herami ve’l-me’semi ve’l-mağrami.
      Anlamı: Allah’ım! Cehennem fitnesinden ve cehennem azabından sana sığınırım. Kabir fitnesinden ve Kabir azabından sana sığınırım. Zenginlik fitnesinin şerrinden ve fakirlik fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Deccal Mesih fitnesinden sana sığınırım. Allah’ım! Hatalarımı kar ve dolu suyu ile yıka. Kalbimi hatalardan arıt, tıpkı beyaz çamaşırı kirden arıttığın gibi. Doğu ile batıyı birbirinden ne kadar uzaklaştırmışsan, benide günahlardan o kadar uzaklaştır. Allah’ım! Tembellikten, ihtiyarlıktan, günahtan ve borçtan sana sığınırım. (Müslim,3/2078)

    • GÜÇ DURUMLARDA OKUNACAK DUA

      Okunuşu: Hasbünallahu ve ni’me’l-Vekil.
      Anlamı: Allahu Teala bize yeterli bir yardımcı ve en büyük bir destektir.

    • ŞEYTAN’IN VESVESESİNDEN KURTULMAK İÇİN OKUNACAK DUA

      Okunuşu: Allahümmec’al fi kalbi nuren ve fi sem’l nuren ve fi basarı nuren ve fevki nuren ve tahti nuren vec’alni nura.
      Anlamı: Allah’ım, kalbime, kulaklarıma, gözlerime, nurundan ihsan eyle, nurunla her tarafımı paklandır.

  • ÜZÜNTÜLÜ DURUMLARDA OKUNACAK DUA

    Okunuşu: Allahümme inni abdüke vebnü abdike vebnü emetike nasiyeti bi yedlke madm fi hükmüke adlün fi kadaüke es’elüke bi külli’smin hüve leke semmeyte blhl nefseke ev enzeltehüfi kitabike ev allemtehu ehaden mln halkıke evlste’serte blhl fi ılmi’l-ğaybi indeke en tec’ale’l-Kur’ane rabia kalbi ve nura sadri ve celae ğamml ve zehabe huznl ve hemmi.
    Anlamı: Allah’ım! Ben Senin kulunum, kulunun oğluyum, hanım kulunun oğluyum, perçemim elinde, hükmün hakkımda geçerli, hakkımdaki kazan bir adalettir, zatına isim olarak seçtiğin veya kitabında indirdiğin veya mahlukatmdan herhangi bir kimseye öğrettiğin veya gayb ilminde kendi zatına tahsis ettiğin bütün isimlerinle senden Kur’an’ı gönlümün ilkbaharı, göğsümün nuru, tasamın cilası, kederimin ve hüznümün gidericisi yapmanı istiyorum. (İmam-ı Ahmed)

Çeşitli DUA lar



    • Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Rüyada Öğrettiği DuaAnlamı: Allah’ım, senden yalvararak diliyorum; Ey gizliyi bilen! Ey göğü kudreti ile bina eden! Ey yeri izzeti ile döşemiş olan! Ey celalinin nuru ile güneşi ışık merkezi, ayı yol gösterici kılan! Ey her temiz nefse yönelen! Ey korkanların, gönlü temiz olanların korkusunu gideren! Ey yaratıkların ihtiyaçlarını ve dileklerini yerine getiren! Ey Yusuf’u kölelik boyunduruğundan kurtaran! Ey kulların ihtiyaçlarını zatına iletmek için aracı koymayan! Her dilek sahibinin müracaatını doğrudan doğruya kendisi dinleyen, karşılığını veren ve hiçbir yardımcıya muhtaç olmayan Rabbim! Sana gelenleri engelleyecek kimse yok kapında. Sen öyle bir Rab’sin ki; sana müracaat edip isteyenlere verdikçe hazinen azalmaz, dileyenlerin çokluğu cömertliğini azaltmaz, bilakis yağmur gibi yağar, yağdırırsın. Ya Rabbi! Peygamberin Hz. Muhammed’e (s.a.v.), O’nun ali ve ashabına sonsuz selam olsun. Duamı kabul et, istediğimi lutfet. Çünkü sen herşeye gücü yetensin!

    • İmâm Şafiî’nin DuasıAnlamı: O’ndan başka ilah yoktur. O, üstündür, hikmet sahibidir. Muhakkak ki Allah katında din, İslâm’dır. Ben de Allah’ın tanık olduğu şeye tanıklık ederim ve bu tanıklığı, Allah’a emanet ederim, onu bana kıyamet gününde versin. Allah’ım her türlü âfet ve belâdan, gece ve gündüz gelecek musibetlerden, kutsallığının nuruna, kutluluğunun büyüklüğüne, temizliğinin azametine sığınırım. Hayırdan başka bizi her şeyden koru, bize yalnız hayır ver Allah’ım. Sığınacağım varlık sensin, sana sığınırım, sığınılacak yer sensin, sana iltica ederim, yalnız senden yardım dilerim, ey huzurunda zorbaların küçüldüğü, Firavunların boyunlarının eğildiği Rabbim. Senin yüzüstü bırakmandan, örttüğünü açmandan, senin zikrini unutmaktan, şükründen yüz çevirmekten sana sığınırım. Gece ve gündüz, uykuda ve uyanıkken, hazarda ve seferde, hayatta ve ölünce senin himayendeyim. Seni anmak benim şiarım, seni övmek benim örtümdür. Senden başka ilah yoktur. Azametini yüceltmek için, zâtının yüceliğini anmak için seni tesbih eder, sana hamd ederim. Ya Rabbi, beni yüz üstü bırakma, kullarının şerrinden beni koru.

    • Hz. Ali’nin DuasıAnlamı: Allah’ım! Belâ ve musibetlerden, düşmanların sevinmesinden, hapsedilmekten, bağlanmaktan, sopa ve kamçılarla dövülmekten sana sığınırım. Allah’ım! Benim günahlarım sana zarar vermez, senin bana merhamet eylemen de senden bir şey eksiltmez. Allah’ım! Senden bu ayda; iyilik, fetih, yardım, bereket, bol rızk, aydınlık, temizlik ve hidayet dilerim. Bu ayın şerrinden, bu ayda cereyan edecek olayların şerrinden ve bu aydan sonra cereyan edecek olayların şerrinden sana sığınırım.

    • Hz. Muaz ile Bilal’in DualarıAnlamı: Allah’ım! Gözler uyumuş, yıldızlar kaybolmuştur. Sen ise sağsın ve herşeyi kudret elinde tutansın. Allah’ım! Cenneti arayışım ağır, ateşten kaçışım zayıftır. Allah’ım! Bana bir va’dde bulun ki, kıyamet günü senin va’dine dayanayım. Şüphe yoktur ki, sen va’dine muhalefet etmezsin.

    • Kadir Gecesi DuasıAnlamı: Aişe validemiz, “Şayet Kadir Gecesi’ne tevafuk edersem nasıl dua edeyim?” diye Allah Resulü’ne sormuş, Fahr-i Kâinat Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) de ona, “Ellâhümme inneke afüvvün, tuhibbu’l-afve fa’fü annî” (Allah’ım! Şüphesiz Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet.) (Tirmizi, Da’avât 89) duasını öğretmiştir.

    • Uhud Savaşı sonrası Peygamberimiz’in (s.a.v.) duâsı
      Anlamı: “Allah’ım! Hamdın tamamı sana aittir. Senin ihsanına kimse karşı çıkamaz. Senin tuttuğunu da kimse alamaz. Sapıttığını kimse hidayete erdiremez. Hidayete erdirdiğini de kimse sapıtamaz. Verdiğini kimse engelleyemez ve engellediğini de kimse veremez. Uzaklaştırdığını da kimse yaklaştıramaz. Allah’ım bize bereket, rahmet, fazl ve rızkını ihsan eyle… Allah’ım! Değişmeyen ve zeval bulmayan nimetini istiyorum. Allah’ım! Yokluk gününde yardımını, korku gününde emniyetini istiyorum. Allah’ım! Bize verdiğin ve vermediğin şeylerin şerrinden sana sığınırım. Allah’ım! Bizleri Müslüman olarak öldür ve Müslüman olarak dirilt. Bizi aldatılmadan ve zelil olmadan salihler zümresine ilhak eyle. Allah’ım! Peygamberleri’ni yalanlayıp senin yolundan insanları alıkoyanları da helak et. Azabını ve cezanı onların üzerine indir. Allah’ım! Kendilerine kitap verilen kâfirleri helak et.”

    • Ma’ruf-u Kerhi’nin DuasıAnlamı: Dinim için, dünyam için, beni ilgilendiren meselelerim için kerim olan Allah bana kafidir. Bana zulmedenden daha kuvvetli bulunan alim olan Allah bana yeter. Bana kötülükle yaklaşanın belini kırabilecek derecede şiddet ve kuvvete sahip olan Allah bana kafidir. Rahim olan Allah ölüm anında bana kafidir. Kabirde sorguya çekildiğim anda Allah bana kafidir. Hesap zamanında kerim olan Allah bana kafidir. Mizanın yanında latif olan Allah bana kafidir. Sıratın yanında, kadir olan Allah bana kafidir. Allah bana kafidir. İlah ancak O’dur. O’na yaslanırım. O büyük arşın sahibidir.

    • Hz. Ali’nin Cenazeyi Kabre Koyduktan Sonraki DuasıAnlamı: Allah’ım! Bu adam senin kulundur ve iki kulunun oğludur. Sana misafir gelmiştir. Sen ise misafir kabul edenlerin en cömertisin. Onun kabrini genişlet ve günahlarını bağışla. Zira biz onu iyi biliyoruz. Bununla beraber sen onu bizden daha iyi bilirsin. Senden başka ilah bulunmadığına, Muhammed’in (s.a.v.) kulun ve Resulün olduğuna şahitlik ederdi.

    • İHTİYAÇ DUASI

      Okunuşu: Allahümme inni es’elüke tevfika ehli’l-huda, ve a’male ehli’l-yakini ve münasahate ehli’t-tevbeti ve azme ehli’s-sabri, ve cidde ehli’l-haşyeti ve talebe ehli’r-rağbeti ve teabbude ehli’l-vera’i ve irfane ehli’l-ilmi hatta ahafek. Allahümme inni es’elüke mehafeten tahcuzüni an ma’sıyetike hatta a’mele bitaatıke amelen estehikku bihi rıdake ve hatta unasıhake bi’t-tevbeti havfen minke ve hatta uhlisa leke’n-nasihate hubben leke ve hatta etevekkele aleyke fi’l-umuri ve hüsni zannin bike. Sübhane Haliki’n-nur.
      Anlamı: Allah’ım, Sen’den gerçek imanlı zatların başarısını, ermiş takıylerin amellerini, tevbe ehlinin öğütleşmesini, sabır ehlinin azmini, korku ehlinin ciddiyetini, seni isteyenlerin arzusunu, takva ehlinin ibadetini, ilim erbabının irfanını isterim ki, Sen’den gereği gibi korkayım. Allah’ım, Sana isyandan çekindirecek bir korku ver ki Sana itaat ile öyle amel edeyim, onunla rızana layık olayım, Sen’den korkarak içtenlikle Sana döneyim, sırf Senin sevgini kazanmak için içten öğüt vereyim. Her işte Sana güvenip, Sana sığmayım, Sana hüsn’ü zan besliyeyim. Nurun yaratıcısı Cenab-ı Hakk’a teşbih ederim.

  • ALLAH VE RESULÜNÜ SEVME DUASI


  • Okunuşu: Allahümme inni es’eluke hubbeke ve hubbe men yühıbbüke ve’l-amele’l-lezi yübelliğuni hubbeke. Allahümmec’al hubbeke ehabbu ileyye min nefsi ve ehli ve mine’l-mai’l-baridi.
    Anlamı: Allah’ım! Sevgini, seni seven kimsenin sevgisini ve sevgine ulaştıracak ameli istiyorum. Allah’ım! Sevgini, bana canımdan, ailemden ve soğuk sudan daha sevimli eyle. (Tirmizi, De’avat, 74)

Oruç hakkında mezheplerimizdeki hükümler hakkında bilgiler


İmam-ı a’zam Ebu Hanife Hazretleri

Sual: Oruç hakkında mezheplerimizdeki hükümler hakkında bilgi verir misiniz?
CEVAP
Ramazan orucuna niyetin son vakti, Hanefi’de öğleye bir saat kalıncaya kadar, diğer üç mezhepte imsak vaktine kadardır.

Üç mezhepte, Ramazan orucu için her gece niyet gerekir, Maliki’de Ramazanın ilk gecesi bir ay oruca niyet sahihtir.

Şafii’de, kulak tabii menfez [delik] dir. Kulağa konan sıvı katı her şey, mideye girmiş gibi orucu bozar.

Diğer üç mezhepte sadece ilaç konursa bozar. Şafii’de idrar yolu da tabii menfezdir. Buraya pamuk konsa bile orucu bozar.

Diğer mezheplerde bozmaz.

İğne vurulmak, dört mezhepte de orucu bozar.

Dişler arasındaki yemek kırıntısını yutmak Hanefi’de orucu bozmaz, diğer üç mezhepte bozar.

Lavman Maliki’de orucu bozmaz, diğer üç mezhepte bozar.

Unutarak yiyip içmek, üç mezhepte orucu bozmaz, Maliki’de bozar.

Ramazanda oruçlu iken yiyip içene Hanefi ve Maliki’de kefaret gerekir, Şafii ve Hanbeli’de sadece kaza gerekir. Hanımı ile beraber olana dört mezhepte de kefaret gerekir.

Kan aldırmak Hanbeli’de orucu bozar, diğer üç mezhepte bozmaz. Abdest alırken, mübalağa etmeden boğaza su kaçarsa, Şafii ve Hanbeli’de oruç bozulmaz. Hanefi ve Maliki’de bozulur.

Ramazanda karı koca beraber olursa, Şafii ve Hanbeli’de kefaret kocanın üzerine olur, Hanefi ve Maliki’de ikisine de kefaret gerekir.

Maliki’de oruçlu iken hanımını öpmek haram, diğer üç mezhepte haram değildir. Ancak cünüp olmak ihtimali varken öpmek mekruhtur. Hanımı öpünce mezi gelirse üç mezhepte oruç bozulmaz, Hanbeli’de bozar.

Şafii ve Hanbeli’de, nafile oruç veya nafile namaza başlayan, tamamlamadan bozarsa, kazası vacip değil, Hanefi ve Maliki’de vaciptir.

Yalnız Cuma günü oruç tutmak Hanefi ve Maliki’de caiz, Şafii ve Hanbeli’de mekruhtur. İmam-ı Ebu Yusuf da mekruh dedi. Bu bakımdan Hanefiler yalnız başına Cuma günü oruç tutmamalıdır.

Sadaka-i fıtır, Hanefi’de Ramazan-ı şerifte verilir. Ramazandan önce ve bayramdan sonra da vermek caiz ise de, bayram namazından önce verilmiş olması daha çok sevaptır. Şafii’de Ramazandan önce, Maliki’de ve Hanbeli’de ise bayramdan önce verilemez. Hanefi’de nisaba ulaşanın fıtra vermesi vacip, diğer üç mezhepte, bir günlük yiyeceği olanın fıtra vermesi farzdır. Hanefi’de hanımın fıtrasını kocası vermez, diğer üç mezhepte vermesi lazımdır.

Hoşgeldin Ya Şehr-i Ramazan


Selmân-ı Fârisi (r.a) anlatıyor: Resûl-i Ekrem Efendimiz, Şabanın son gününde bize irâd ettiği bir hutbede şöyle buyurdular:

— Ey insanlar, büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınıza geldi.

Bu öyle bir ay ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır.

Allahü Teâlâ Hazretleri o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde namazı meşru kıldı.

Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan başka aylarda bir farz edâ etmiş gibi sevaba nail olur. Bu ayda bir farz ifâ etmek başka aylardaki yetmiş farz yerine geçer.

Bu ay, Allah için açlık ve susuzluğun, tâat ve ibâdetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır. Bu ay mü’minin rızkını artıracak aydır.

Bu ayda her kim bir oruçlu mü’mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş, günahının bağışlanmasına ve ateşten âzâd olmasına sebep olduğu gibi, oruçlunun ecrinden de hiçbir şey eksiltmeksizin, onun ecri kadar sevaba nail olur. As-hab’dan bazıları:

— Yâ Resûlallah, hepimiz oruçluya iftar edecek birşey verecek durumda değiliz, dediler. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem Efendimiz:

— “Allahü Teâlâ bu sevabı bir tek hurma ile bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü’mine iftar ettirene de verir”, buyurdular.

— Bu ayın evveli rahmet, ortası mağrifet, sonu da cehennemden kurtulmaktır. Bu ayda her kim, kölesinin, hizmetçisinin işini hafifletirse, Allah onu ateşten azad eder. Binaenaleyh, bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla bulundurmaya çalışınız. Bu dört hasletten ikisinde Rabbınızı razı kılarsınız, diğer ikisinden ise hiçbir vakitte müstağni olamazsınız.

Rabbınızın rızasına sebep olan hasletlerin birisi, Kelime-i Şehâdet’e devam etmeniz, diğeri Allah’dan mağfiret dilemenizdir. Müstağni olmayacağınız iki hasletin biri, Allahü Teâlâ’dan cenneti dilemek, diğeri cehennemden Allah’a sığınmaktır.

Her kim, oruçluya bir yudum su verirse, Allahü Teâlâ ona, benim havzımdan öyle bir su içirecektir ki, cennete girinceye kadar bir daha susuzluk çekmeyecektir.

(Buhârî)