Hoş geldin!..


Susuzlukların ırmak olduğu
günümüze kutla geldin,
 
hoş geldin ey!
 
Zamanlar güzeli ey, kut yağdırmaya
bahçemize hoş geldin!
 
Mü’minleri handân; mücrimleri giryan edendin sen!
Ve şeytanı sûzân; inkarcıyı perişân edendin!..
 
Hoş geldin!..
 
 
 
Gufranımızdın, bağışlanmamızdın…
Hoş geldin!..
Kitab’ımız, sadakamızdın…
Hoş geldin!..
Selamımız ve salavatımızdın…
Hoş geldin!..
 
“Cihânârâ cihân içindedir arâyı bilmezler
O mâhîler ki derya içredir deryâyı bilmezler”
 
Hatırası kora dönmüş uzak bayramların gülümseyişleriyle tutup ellerimizden iftar sevinçlerine karıştır aminlerimizi; çoğalttıkça çoğalt tazarruları gül dudaklarda.
 
İki sevinç arasında, bunda ve ötede müjdelenen iki sevinç arasında bir alev gibi yak ruhumuzu ve bir anda yansın amel defterlerimizin kara sayfaları.
 
Azrail tabaklarımıza bırakmadan ölümü hakiki oruçların iftarına ulaştır bizi.
Terk ettiğimiz nimetlerini iftar sofrasında melekler koysun önümüze ve gönül kandilinin pasını temizlesin feriştehler.
 
 Riya desenlerinden arındırdığın nur hil’atlerini giydir seherlerde bize de, isterse ramazan
hilalince arıklaşsın bedenlerimiz, gel ey!..
 
Fecirden başlayarak ta güneş batıncaya kadar sevda seherinden aşk pazarlarına düşelim çiçeksiz balların arısı gibi;
 ve güzeller zülfünün perçem
tellerinde açalım gönül nergislerinin sarısı gibi.
 
Tenha sokaklarda oruçsuz ve neşesiz koyma zamanı ve dağların yamaçlarında eserken gurub,
uyuyan yelkenlilerimizi uyandır.
 
Yakınında duralım zeytin dallarının ve bir zeytin ile varalım kırkıncı kapıya.
 
 Aynı dakikada düğümlenen zamanı paylaştır aramızda; aynı düğümde bağlanalım İrem denklemlerine.
 
Süzülmüş benizlerle çarşıdan dönen şehzadeler söylesin son şarkısını özlemle kadirlerin ve nefesi gül kokan çocuklar okusun son medhiyesini hasretle bayramların.
Gülabdanlardan dökülsün ellere cedlerin bereketi ve Var Eden’e ulaşsın ıtırlar iklim iklim, kuşak kuşak.
 
Onbir ayın sultanı, onikincim; muradım, mutluluğum, hoş geldin!..
Çifte sevince tek nimet; iki güzele bir âşık; gel, iyileştir içimizdeki yarayı…
 
Maah ey!
 
Aydınlat kara düşüncelerimizi, barış getir, esenlik serp dünyamıza.
Çığlıklar feryâda karışmasın çağında, mazluma imdâd, mü’mine dâd erişmesin hem!..
Gülümse bize…
 
İskender Pala

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s