Dua tedavide tesirli mi?



Duanın insan psikolojisi ve fizyolojisinde pozitif değişiklikler yaptığı biliniyor.

 Ama bir başkasının duası ne kadar etkili?

Prof. Dr. Yavuz Şahin , Sızıntı dergisinin son sayısında başka birisinin hasta insanlara yaptıkları duaların etkilerine ve yapılan araştırmalara yer veriyor. Gıyabi yapılan duaların olumlu sonuçlarına dikkat çekiyor.

Dua tedavide tesirli mi? Bir başkasının duası tedavide faydalı olur mu?

 Hastalıklara karşı dua etmek, Allah’tan şifa dilemek tedavi sürecini hızlandırıyor mu?

 Tıp dünyasında yapılan araştırmalar, duanın insan psikolojisi üzerinde olumlu değişimlere yol açtığını ortaya koyuyor.

Hasta kişinin dua etmesi kadar hastaya dua edilmesi de araştırmalara konu olmuş durumda. Prof. Dr. Yavuz Şahin, Sızıntı dergisinin haziran sayısında duanın iyileşmenin etkileri üzerinde duruyor.

Şahin, San Francisco General Hospital’da Koroner Kalp Bakım Ünitesi’ndeki 393 kalp hastasına bir başkasının dua etmesinin nasıl bir tesirde bulunduğunun araştırıldığını, hastanenin dışında bulunan duacıların, hastalar taburcu oluncaya kadar duaya devam ettiklerini aktarıyor.

Dua edilen grubun diğer gruba göre daha az kalp tıkanıklığı gösterdiği, daha az antibiyotik tedavisine ve idrar söktürücüye ihtiyaç duyduğu, daha az zatürreye yakalandığı ve daha az oksijene ihtiyaç duyduğu ortaya çıkarken, Seul’de (Kore) bir hastanede aşı ile dölleme tedavisi gören 199 kadın üzerinde de ilginç bir çalışma yapılıyor.

Kadınların yarısına Kanada ve Avustralya’da bulunan Hıristiyan dua grupları tarafından dua edilmesi sağlanırken bu araştırmadan ne kadınların ne de onlara tıbbî destek veren personelin haberi olmadığı gibi hastalara da kendileri için dua edildiği haber verilmiyor. Neticede dua edilen grupta daha yüksek oranda gebelik geliştiği belirleniyor.

DAHA ÇABUK İYİLEŞTİLER

Yavuz Şahin, Duke Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada anjiyo operasyonu geçiren kalp hastalarının bir kısmı için gıyaplarında dua edildiğini, dua edilmiş hastalarda komplikasyon oranlarının daha az, hastaneden çıktıktan sonraki altı ay içinde ölüm nispetinin de daha düşük çıktığını belirtti.

Dindar insanların cerrahi müdahalelerden sonra iyileşme nispetinin, dindar olmayanlara göre daha fazla olduğunu aktaran Şahin, “Kalbinden cerrahi operasyon geçiren yaşlı erkek hastalar üzerinde yapılan bir araştırmada, dini vazifelerini düzenli yerine getirenlerde, getirmeyenlere göre ameliyat sonrası hastanede kalma süresinin yüzde 20 daha az olduğu görülmüş.

Başka bir çalışmada ise kalça kırığı operasyonu sonrası ibadethaneye düzenli devam eden kadınların, etmeyenlere nispetle daha kısa sürede ayağa kalktıkları ve daha az depresyon yaşadıkları tespit edilmiş.” diyor.

Kansas St. Luke’s Hastanesi’nde beş din adamınca, hastanede tedavi gören 990 kalp hastasının 466’sına dua edilirken, kendileri için dua edilen hastaların dua edilmeyenlere nazaran yüzde 11 nispetinde daha çabuk iyileştiği ve rahatsızlık belirtilerinin azaldığı gözlemlenir. Prof. Dr. Şahin, bu çalışmada hastaların kendilerine dua edildiğini bilmediklerine, dua edenlerin de hastaları tanımadıklarına dikkat çekiyor.

Duanın ruh sağlığına olumlu katkıda bulunması, duanın samimiyet derecesine bağlı. Duanın, kabul edilme şartlarından birisi olan samimiyetle ve Allah’a yakın olmakla alâkalı olduğunu gösteren önemli bir çalışmada, Allah’a bağlılığı zayıf olan kişilerin sık dua etmesi psikopatolojik belirtileri azaltmazken Allah’a sevgiyle bağlı olan kişilerde sık dua etmenin psikopatolojik belirtileri azalttığı tespit edilmiş.

Şahin,

“Bu araştırmalar, Allah’a içtenlikle bağlanan, samimi olarak dua ve ibadet yapan insanların, bedenen ve ruhen daha sağlıklı olduğunu göstermektedir.”

diyor.

Ümit, gerçek ilaçların etkisini artırıyor

66 Soruda Sağlıkta İletişimin Gücü kitabının yazarı Dr. Zülfikar Özkan, sosyal ilişkilerin, aile mutluluğunun, arkadaşlık ilişkilerinin sağlığa hatta insan ömrüne ciddi etkileri olduğunu araştırmaların ortaya koyduğunu belirtiyor.

Nitekim Iowa Üniversitesi’nden Dr. Susan Lutgendorf’un 2005 yılında yumurtalık kanseri olan kadınlar üzerinde yaptığı araştırmalara göre, sevilip destek gördüğünü hisseden ve moralini yüksek tutan kadınlarda, doğal katil hücrelerin sayısı, kendini yalnız, terk edilmiş ve duygusal bakımdan perişan hissedenlere kıyasla daha fazla olduğu tespit edilmiş.

Yazar:
Zaman – Ailem Dergisi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s