Dua


Dua

Kainat ne kadar büyük, insan ne kadar küçük.

Bir de günlük hayatın maişet derdi içinde olursa sığınacağı bir liman arar.

İnsanda korunmak duygusu vardır.

Dua eden bilir ki; duasını işiten, gereğini yapacak olan vardır.

Dua imanın alametidir.

Başlı başına bir ibadettir.

Her hadise dua vaktinin geldiğini gösterir.

Eğer ufuklar simsiyah bulutlarla kaplanmışsa, gökten zift yağacaksa Allah’a sığınmayı yüreğimizde hissetmek vaktidir.

Dua insandan Allah’a ulaşan isteklerdir.

Sıkıntı ne kadar çok artarsa, dua o kadar güçlü olur.

Her dua mutlaka kabul edilir.

Fakat kabul ediliş şekli farklıdır.

Değil mi ki dua bir ibadettir.

Öyleyse nasıl kabul edilirse edilsin, sonu rahmettir.

İnsan aczini, fakrını bilmek zorundadır.

İşte dua, Huzur–u İlahi’de aczimizin itirafıdır.

Canlılara dikkatle baksak Allah, karıncayı da kuşu da koruyor.

Korursa Allah korur, Allah’ın korumadığını hiç kimse koruyamaz.

Madem yine fırtına çıktı, dua meselesinde daha çok şevke gelmeli.

Eskiler derlermiş ki “yağmurun evveli mi, yoksa ahiri mi hayırlıdır?”

Yağmur yağsa da yağmasa da dua ederiz.

Açılan binlerce elde, bir o kadar gönüllerde rahmete liyakati olan pek çoktur.

Biz dua edelim. Bugüne kadar dualarımız kabul edildi, yine de edilecek.

Zaten dua etmekten başka çaremiz yok.

Belki duaya layık Hocamıza yaptığımız dualar az görüldü ki, hadiselerle dualarımızın devamı isteniyor.

Kul olmanın şerefi dua etmektir.

Dualarımızla karanlık dünyamıza doğan ışık her şeyin açıkça görülmesini temin etti.

Müminlere dua ediyoruz.

Fakat bunların içinde bazılarının ismini zikrederek nokta halinde O’nu göstererek dua etmeliyiz.

Fuzuli demiş ki

“Düşman kavi, dost zebun.”

İnandım ki dualarımızla biz de kaviyiz.

Maziye bakınca, olmaz zannedilen çok işlerin olduğuna şahidim.

Sultanımın hayatı yine soruşturmalarla, takiplerle geçiyormuş.

Tıpkı Said–i Nursi’nin dediği gibi, duadan başka ne çaremiz var.

Dua rahmettir.

O rahmet ki kuruyan otları yeşertti, yanan yürekleri soğuttu.

O rahmet ki hayata hayat kattı.

Allah’ın rahmetine sığınıyoruz.

HEKİMOĞLU İSMAİL

15.03.2003

http://arsiv.zaman.com.tr/2003/03/15/yazarlar/hekimogluismail.htm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s