Ameli koruma gayreti


Abdülaziz b. Ebî Revâd (rah) der ki:

“Benim ulaştığım salih kişiler, hayırlı amelleri işlemek içinbüyük bir gayret gösterirlerdi. Ameli işledikten sonra da, amelin kabul edilip edilmediğinidüşünerek korkarlardı!”Mâlik b. Dînâr (rah) şöyle der:

“Amelin kabul edilip edilmediği yönündeki endişe ve korku, o ameli işlemekten daha zordur.
”İbnu Aclân (rah) şöyle der: “Bir amel ancak şu üç şey ile geçerli olup salih amel niteliği kazanır:Allah için takva sahibi olmak, iyi niyet taşımak ve onu doğru olarak yapmak.
”“O, hanginizin amelinin daha güzel olacağı hususunda sizi imtihan etmek için ölümü vehayatı yaratmıştır”107 ayet-i kerimesini Fudayl b. Iyâz (rah) şöyle açıklar:

“Yani kimin daha ihlaslı ve kimin dosdoğru yaptığını sınamak için…
” Bunun nasıl olacağını kendisine soranlara şöyle der:

“Bir amelde ihlas bulunur fakat amel ilme göre doğru olmaz ise kabul edilmez.”

et-Tiyâhî şöyle der: “Şu dört şeyin bir amelde bulunması gerekir:
Yüce Allah’ıtanımak marifetullah,
hakkı tanımak,
ihlas sahibi olmak ve
ameli sünnet üzere işlemek.
Bunlar olmadan yapılan hiçbir amel fayda vermez.

”Ebû Ubeyde b. Ukbe (rah) şöyle der: “Amellerini mükemmel yapma sevincini yaşamak isteyenkişi niyetini güzelleştirsin; çünkü Allahu Teala, niyetini güzelleştiren kişiye, ağzına koyduğu lokma için bile sevap verir!
”Niyetin en güzel açıklamasını, Hz. Resûlullah (s.a.v) yapmıştır; kendisine ihsanın ne olduğusorulduğunda şöyle buyurmuştur:“İhsan; Allahu Teala’yı görüyormuş gibi O’na kulluk etmendir!”108 Rasûl-i Ekrem’in (s.a.v) tarif ettiği bu makam, ariflerin bulunduğu müşahede makamı ve yakînsahiplerinin marifetlerini gösteren bir izahtır. Onlar ihlaslı kullar için en fazla ihlasa sahip olanlardır.

Abdullah b. Mübârek (rah) şöyle der: “Nice küçük ameller vardır ki niyet onları büyütür; yine nice büyük ameller vardır ki niyet onları küçültür!
”Ariflerden biri şöyle der: “Kalp ile Allahu Teala’ya tam olarak yönelmek; namaz, oruç vb. fiili amellerle yönelmekten çok daha etkili ve sonuç vericidir!
”el-Antakî şöyle der: “Allahu Teala’ya ibadet kalpten yapıldığı zaman azalar istirahat eder.”Hazret-i Ali (k.v) şöyle demiştir: “Dışı içine ağır basan (yani görünüşü içinden daha iyi olup için noksan ve bozuk olan) kimsenin Mizan’da iyilikleri hafif gelir.
İçi dışına ağır basan kişinin dekıyamet günü Mizan’da sevapları ağır basar!

”Davud-i Tâî (rah) şöyle der: “Bütün hayırların, niyetin güzelleştirilip düzeltilmesindetoplandığını gördüm. Niyetini gerçekleştiremesen de güzel niyet sana hayır olarak yeter!
”Rivayet edildiğine göre Hasan-ı Basrî (rah): “Ona dünyada mükâfatını verdik…”109 mealindeki ayet-i kerimenin tefsirinde şöyle demiştir: “Dünyada verilen mükafattan maksat; ahiretteecir kazanmasını sağlayacak olan samimi niyettir.

”Haberde varid olduğuna göre şöyle buyrulmuştur: “Günahta ısrar edenler ateşte helak oldular!”110. Buradaki ısrardan murad; imkan ve güç bulduğu sürece o günahı işlemeye kalpten niyetli olmaktır.
Yahut işlediği günaha karşı kalbinde pişmanlık ve tövbeye yönelik bir düşünceninbulunmamasıdır.
En büyük ısrar ise günah işlemek için gayret göstermektir.

Bir hadiste şöyle buyrulmuştur: “Allah’ın zikrine düşkün olanlar öne geçmişlerdir. Zikir sebebiyle günahları silinir vekıyamet günü günah yükünden kurtulmuş olarak gelirler.111
Bunlar, Allah tarafından haklarında cennetlik hükmü verilen, mukarrabun makamına yükselmişkimseler olup Resûlullah (s.a.v), onların Allahu Teala’yı çokça zikretmeleri sebebiyle günahyüklerinden kurtulduklarını haber vermiştir.

Cenab-ı Hak, hayırda öne geçen bu kullar hakkında şöyle buyurmuştur:“(Hayırda) önde olanlar, (ecirde de) öndedirler. İşte bunlar, (Allah’a) en yakın (mukarrebun) olanlardır!”112

Dinî ilimlerden ve Kur’ân-ı Kerîm’in ayetlerinden anladığımız mana budur. Allahu Teala’nın afve mağfireti ile iradesi bütün bunların ötesindedir. O’nun ilmi kadîmdir, bütün işler neticede Allah’ın takdirine bağlıdır.

Abdurrahman b. Murbih’in şöyle dediği nakledilir: “Kim, sırf Allahu Teala’nın rızasınıkazanmak için hayırlı bir ameli işler, daha sonra bu ameli ile insanlara karşı riya yapmak gibi bir kusur bulaşırsa; Allahu Teala, asıl niyetinin karşılığını kendisine verir ve ona bulaşmış kusuru da ondan giderir!

Kim, sırf riyakarlık için hayırlı bir ameli işler, sonra tefekkür edip yanlışını anlar ve onu Allahu Teala’nın rızası için yapma yoluna girerse; Allahu Teala, onun için bu sonraki niyetinin karşılığını verir ve amele başladığı andaki asıl niyetini (riyakarlığı) siler. Onun bu tefekkürünü birtövbe olarak kabul eder. Tövbe ise, ondan önce işlenen hataları silen bir ameldir. Allahu Teala herşeyi en iyi bilendir.

EBÛ TÂLİB EL-M EK KÎ kalplerin azığı kutbul kulup

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s