About dualarimiz

sadece dua

Vesile ..


Kişiyi Allahü teâlâya yaklaştıran, Allahü teâlânın nezdinde (katında) yakınlığa ve hâcetlerin yâni ihtiyâçların giderilmesine sebeb olan her şey.

Allahü teâlâ, âyet-i kerîmelerde meâlen buyuruyor ki:

Ey îmân edenler! Allahü teâlâdan korkunuz! O’na yaklaşmak için vesîle arayınız! (Mâide sûresi: 35)

Hazret-i Ömer, kuraklık sebebiyle kıtlık olduğu zaman, Resûlullah efendimizin amcası hazret-i Abbâs’ı vesîle ederek; “Allah’ım! Biz kıtlığa düştüğümüz zaman, Resûlullah’ı vesîle ettiğimizde, sen bize yağmur verirdin. Şimdi Resûlullah’ın amcasını vesî le ediyoruz, bize yağmur ver” der, Allahü teâlâ da onların bu dileklerini kabûl edip, yağmur verirdi. (Enes bin Mâlik)

Duânın kabûl olması için; Peygamberleri ve sâlih (makbûl, kıymetli) kulları vesîle etmelidir. (İbn-ül-Cezerî)

İbâdetler, duâlar, mübârek zâtlar, Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için hep vesîledirler. (Senâullah Dehlevî)

Mevlana Halid Bağdadî Hazretlerinin Bir Münacatı


Ey Rabbim!

Ey daima diri olan ve kâinatı ayakta tutan!

Ey semâları ve arzı bütün güzellikleriyle yaratan!

Ey celâl ve ikram sahibi Allah!

Bizi, sana lâyık bir ibadete muvaffak eyle!

Bizi istikametten ayırma!

Sâdât-ı kiram hazarâtının zahirî ve bâtınî amelleriyle bizi faydalandır.

Dünya ve ahirette onların şefaatlerinden bizi mahrum eyleme.

Bizi onlarla ve sâdık ihvanımızla haşreyle.

Onların tarikat ve muhabbetinde bizi sabit kıl.

Onların siretlerinden bizi ayırma.
Allah’ım, senden, kalbimi daima hidayette kılacak, perişanlığımı toplayacak, dînî hayatımı ıslah edecek, kaybettiğimi tekrar kazandıracak, şu anımı değerlendirecek, amelimi tertemiz kılacak, yüzümü ağartacak, beni rüşde erdirecek, her türlü kötülükten kurtaracak rahmetini istiyorum.
Allah’ım, bana sâdık îman nasib et.

Beni bir yakîne erdir ki küfürden korunmuş kıl.

Bir rahmet verip dünya ve ahirette aziz et.
Allah’ım, kaza anında kurtuluş ver.

Şehidler menziline erdir.

Saidlerin hayatını bildir.

Düşmanlarımıza karşı bize yardım et.

Peygamberlerini imdada gönder.
Allah’ım, hacetimi sana söylerim.

Görüşüm ne kadar kusurludur.

Rahmetine olan ihtiyacım sonsuzdur.

Ey bütün işleri çekip çeviren!

Ey sâdıklara şifa veren!

Ey azgın denizlerin dalgalarında boğulmak üzere olan zayıf kullarını selamete çıkaran rabbım!

Beni cehennem azabından koru.

Kıyamette ah u efgan ettirme!

Kabir azabından muhafaza eyle.
Allah’ım, hatalarımı görüşlerimin kusuruna, takatimin azlığına, niyetimin çürüklüğüne, kuruntumun bana ağır basmasına bağışla.

Aczimi itiraf ederek senin rahmetine sığınıyorum.
Allah’ım, bizi hidayete erdir. İnsanların hidayete ermesine bizi vesile kıl.

Bizi saptırma. İnsanların sapmalarına bizi vesile kılma.

Düşmanlarına karşı harbederken bizi muzaffer eyle.

Dostlarınla dost eyle.

Sevdiklerini sevdir, düşmanlarına düşmanlık ettir.

Sana karşı gelenle cihad edelim.
Allah’ım, kusurlarımızla beraber bu kadar dua edebildik.

Sen kabul eyle.

Kuvvet ve kudretimiz ancak seninledir.

Kopmayan ipin sahibi sensin.

Ceza gününün dehşetinden sana sığmıyorum.

Senin cennetini ümid ediyorum.

Sözlerine sâdık olan mukarrebunla bana rahmet etmeni diliyorum.

Kullarına merhamet eden, onları seven ancak sensin.

Sen dilediğini yaparsın.
Allah’ım, kalbimi nurlandır.

Kulağımı nurlandır.

Gözümü nurlandır.

Saçımı nurlandır.

Yüzümü nurlandır.

Etimi, kanımı, kemiklerimi, önümü, arkamı, sağımı, solumu, altımı, üstümü nurlandır. Nurumu artır. Beni nur eyle.
Allah’ım, Müslümanlara yardım et. Hak sözün söylenip dinin kuvvetlenmesi için bize kuvvet ver.

Senin huzurunda başını secdeye koyan mü’min kullarına devlet ihsan edip askerlerini muzaffer et. İki cihanda aziz et!

Amin.

El Fatiha…

Kaynak: Adab- Muhammed  b. Abdullah el-Hânî- Erkam Yayınları

Mevlâna Halid k.s. Hazretlerinin Duası


Mevlanâ Halid-i Bağdâdî k.s. hazretlerinin “Câliyetü’l-Ekdâr” isimli eseri uzun bir duadan ibarettir.

Doksan dokuz esma-i hüsna ve Ashab-ı Bedir’in isimlerini vesile kılarak dua etmiştir. Duayı şöyle bitirmiştir:

“Allahım!  Ya Allah, ya Rahman, ya Rahîm…

Senden, yüce isimlerinle, mükerrem meleklerinle, Rasullerinle, ki en faziletli salât ve selâmlar üzerlerine olsun, Ehl-i Bedr’in sendeki hakkı için ey Rabbim, onlara ilka/ihsan ettiğin nurundan bir göz açıp kapaması kadar da olsa ihsan etmeni, onlara verdiğin rahmet rüzgârlarından bana da vermeni diliyorum.

Ey Ehl-i Bedr! (Size ihsan edilen) hoş kokulu rahmet rüzgârlarıyla ve nurlarla bana yardım ediniz. Beni bütün desise ve belalardan kurtaracak gizli bir bakışla da olsa imdadıma koşunuz.

Ey Sâdât (efendilerim)! Sizden bu istekleri dilemeye ben layık olmasam da, bu liyakatsizliğimi görmezden gelerek ve hoşgörülü davranarak bu nazarla imdadıma yetişirsiniz.

Benim amellerim her ne kadar korkulan sarp yollar, uçurumlar gibi olsa da, sizin korumanızı maksat edinenler için himayeniz rahatlık ve kolaylıktır. Zira sizler, sizin himayenizin, Kur’an’ın muhkemi olduğunu söylüyorsunuz. Sizler saygı ve cömertliğin incelikleriyle saygı duyulanlarsınız. Sizler Yüce Sevgili’ye götüren vesilelersiniz. Sizler en sağlam yola sevk eden vasıta ve vesilelersiniz. Sizler hidayete ermişlerin en üstünüsünüz. Sizler yol gösteren yıldızlarsınız. Sizler düşmanların üzerine atılan taşlar gibi onları bertaraf edenlersiniz. Sizler zifiri karanlığın kandillerisiniz. Sizler, helak olmak ve boğulmak üzere olan herkesi çekip kurtaranlarsınız. Ben ise sizin zelil, hakir, kusur dolu, hata dolu kölenizim.

İsm-i Azam’ın hürmetine Ya Allah, ya Vahid, ya Ehad, ya Ferd, ya Samed, ya Mevcud, ya Cevâd, ya Bâsıt, ya Vedûd, ya Kerîm, ya Vehhab, ya Zü’t-Tavl, ya Hannân, ya Mennân, ya Gani, ya Muğnî, ya Fettah, ya Rezzâk, ya Alîm, ya Halîm, ya Hay, ya Kayyûm, ya Rahman, ya Rahim, ya Bedîu’s-Semâvâti ve’l-Arz, ya Zü’l-Celâli ve’l-İkram!

Haramından uzak tutup beni helalinle yetir. Senin dışındaki şeyleri benden uzaklaştırıp fazlınla beni zengin kıl. Onların senin üzerindeki hakkı hürmetine Ya Rabbi! Ey Rabbim! Ben senin ve onların kopmaz kulpuna sımsıkı tutunmuşum ve maksada ulaştıracak yegane sebep olan senin ve onların sağlam ipine sımsıkı sarılmışım.
Ey Bedir ehli! (Bana yardım edin!)

Allahım! İsm-i celâlin hürmetine senden nimetin devamını, korumanın tamamını, rahmetin genişliğini, afiyet vermeni, yaşamın daha da rahat olmasını, en mutlu ömrü, en kâmil ihsanını, en geniş nimetini, en hoş ve tatlı fazlını, en faydalı lütfunu diliyorum.

Allahım! Bizim lehimize ol, aleyhimize olma! Allahım! Bize verdiğin mühleti saadetle sonlandır. Emellerimizi fazlasıyla gerçekleştir. Sabah ve akşamlarımızı afiyetle birleştir. Sonumuzu ve gidişatımızı rahmetine eriştir.
Günahlarımızın üzerine affının rahmet kovalarını dök. Ayıplarımızı ıslah ederek bize ihsanda bulun. Takvayı azığımız, bütün gayretimizi rızanda kıl, bütün tevekkül ve itimadımızı ancak Zatına mahsus eyle. Bizi istikamet yolu üzerinde sabit kıl. Bu dünyada ve kıyamet gününde nedamet gerektiren şeylerden bizleri koru.

Allahım! Günahların yükünü bizden hafiflet ve bizi iyilerin hayatıyla rızıklandır (onlar gibi hayat ver). Önemsediklerimizle bu dünyada ve ahirette bize sen kâfi ol. Şerli kimselerin şerrinden ve yalancıların hilelerinden bizleri uzak tut. Bizim boyunlarımızı, babalarımızın, annelerimizin, üstadlarımızın, şeyhlerimizin boyunlarını cehennemden azad et.

Ya Azîz, ya Cebbâr, ya Kerîm, ya Settâr, ya Gaffâr, ya Alîm, ya Hâliku’l-Leyli ve’n-Nehâr!

Efendimiz, koruyucumuz, sadık, emin Muhammed ’e, âline, ashabına ve müminlerin anneleri olan hanımlarına, nesline, temiz ve güzel ehl-i beytine ve kıyamete kadar onları takip eden nesle salât olsun, peygamberlere de selam olsun. Hamd alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.

Semerkand, Kasım 2011 155.SAYI

Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)


“Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter.
Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.
Yaptığınız işi Allah rızası için yapın”
“Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin.
Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir.”
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Allah (cc) Duaları Kabul Edendir


Dua, her insan için bir sığınaktır. Dua, ihtiyacın anahtarıdır. Allah-u Zülcelal, kullarının kendisine dua etmelerini, ihtiyaçlarını arzetmelerini çok sevmektedir. Onun için bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:   “Bana dua edin, kabul edeyim.”  (Mü’min; 60)

Peygamber Efendimiz (S.A.V) de bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur:   “Dua, ibadetin iliğidir.”  (Tirmizi)

Ebu Hazım şöyle demiştir: “Dua etmekten mahrum kalmam, duamın kabul edilmesinden mahrum kalmamdan daha kötüdür.” Onun için insan samimi olarak, daima Allah-u Zülcelal’e dua etmeli, ihtiyaçlarını O’na arzetmelidir.

Hz. Peygamber (S.A.V) hadis-i şerifte  şöyle buyurmuştur:    “Allah-u Zülcelal, her gecenin üçte biri kalınca rahmeti ile dünya semasına iner ve şöyle buyurur: ‘Mülkün sahibi benim. Dua eden kim ise, onun duasını  kabul edeyim. Kim benden bir şey isterse, ona vereyim. Kim benden bağışlanmayı isterse, onu bağışlayayım.'” (Buhari, Müslim)

Numan bin Beşir (R.A) der ki:  Resul-ü Ekrem (S.A.V): “Dua bizzat ibadettir.” buyurdu. Sonra yukardaki ayeti okudu. (Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, İbn Mace, İbn Hıbban, Hakim)

Ebu Hureyre (R.A)’den rivayetle Resulullah (S.A.V) şöyle buyurmuştur:   “Sıkıntılı anlarında, Allah’ın duasını kabul etmesini isteyen kimse, genişlik anında çok dua etsin.” (Tirmizi, Hakim)

Selman (R.A)’dan rivayetle Resulullah (S.A.V) şöyle buyurdu:   “Şüphesiz ki Allah haya edicidir, kerimdir. Kul elini ona kaldırdığında boş olarak geri çevirmekten haya eder.” (Ebu Davud, Tirmizi, İbn Mace, İbn Hıbban, Hakim)

Hz. Aişe (R.A)’den rivayetle Resulullah (S.A.V) şöyle buyurmuştur:   “Tedbirin kadere bir faydası olmaz; Allah’ın takdir ettiği şey olur, duanın ise gelmiş ve gelmemiş olan felaketlere faydası vardır. Şüphesiz ki bela iner, dua ise onu karşılar ve kıyamet gününe kadar çarpışırlar.” (Bezzar, Taberani, Hakim)

Yezid-i Rekkaşi’ye göre: “Ulu Allah kıyamet günü, kulun yaptığı ve fakat karşılığını dünyadayken göremediği duaları önüne getirerek şöyle buyurur: ‘Kulum falan gün, bana şöyle bir dua yapmıştın da ben o duanın karşılığını bu güne saklamıştım. İşte şu sevap o duanın karşılığıdır.’ Kula bu yoldan o kadar çok sevap verilir ki: ‘Keşke dünyadayken hiçbir duamın karşılığı verilmemiş olsaydı’ der.”

Kur’an-ı Azim’de şöyle bir ayet vardır:   “(Onlara) De ki; sizin dua (ve iltica)nız olmasaydı Rabb’im size değer verir miydi?” (Furkan; 77)

Tirmizi, İbn Hıbban ve İbn Mace senedleri sahihtir kaydıyla şu hadisi naklederler:     “Allah nezdinde duadan daha kıymetli bir şey yoktur.” (Tirmizi, İbn Hıbban, İbn Mace)

Tirmizi ve Hakim şu hadisi naklederler:   “Dünya üzerinde Allah’a dua eden bir müslüman yoktur ki, Allah ona yetişmesin ve onun üzerindeki sıkıntı veya kötülüğü bir fazlasıyla kaldırmış olmasın. Yeter ki, Allah’ın o müslüman kulu bir günah dileğinde yahut sıla-ı rahmi koparmak için duada bulunmasın. Topluluktan biri: “Öyle ise, duamızı çoğaltırız.” der. Resulullah da: ‘Hak Teala, (lütufca) daha çoktur’ buyurur”. (Tirmizi, Hakim)

Allah-u Zülcelal kullarının kendisine dua etmesini istemiş ve bunu emretmiştir. Peygamber Efendimiz (S.A.V)’in hadis-i şeriflerinde de duanın ne kadar menfaatli olduğu geçmekteydi. Onun için mü’min olan kişi duayı hem dünyası hem de ahireti için bir kalkan gibi kullanmalıdır.

Dua, huzur ve tazarru ile yapılmalıdır. Huzur ve tazarru ile dua yapmakla insan acizliğini, zelilliğini ve fakirliğini ortaya koyup, Rabb’inin zenginliğine teslim olarak kulluk vazifesini yerine getirir. Allah-u Zülcelal’e dua eden kul, O’nun emrini yerine getirmiş olur.

Dua sahibinden belayı defeder. Dua eden kişi bunun menfaatını ya dünyada ya da ahirette mutlaka alır. Allah-u Zülcelal merttir. Hadis-i şerifte de geçtiği gibi Allah-u Zülcelal haya ve kerem sahibidir. Ellerini açıp kendisinden isteyeni boş çevirmekten haya eder.

Said bin Kettan  bir gece rüyasında, Allah-u Zülcelal’i görmüş ve: “Ya Rabbi! Nice zamandır sana dua ediyorum, ama icabet buyurmuyorsun!” demiş. Bunun üzerine Allah-u Zülcelal buyurmuştur ki: “Ey Said! Sesini duymak hoşuma gittiği için icabet etmiyorum.”

İşte Allah-u Zülcelal dua eden kuluna böyle lütuf ve kerem ile muamele etmektedir. Bundan kendimizi mahrum etmememiz lazımdır. Yine rivayet edilmiştir ki:

Ebu Osman Nehdi (K.S) hastalanmıştı. Hasan-ı Basri (K.S), onun ziyaretine gitti. Bir ara: “Ya Eba Osman! Bize dua et. Hastanın duası makbuldür.” dedi. Eba Osman, Allah-u Zülcelal’e hamdetti, bir ayet-i kerime okudu, Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e salavat getirdi. Daha sonra elini açtı, biz de açtık. Dua etti.

Ellerimizi indirdiğimiz zaman, şöyle dedi: “Size müjdeler olsun! Vallahi, Allah duamızı kabul etti.”  Hasan-ı Basri: “Bunun için Allah’a yemin mi ediyorsun?”  diye sorunca, Eba Osman dedi ki: “Evet yemin ediyorum. Nasıl etmeyeyim ki? Sen bana bir söz söylediğin zaman kabul edip, onun doğruluğunu tasdik ediyorum da; Allah-u Zülcelal’in: “Bana dua edin, duanızı kabul edeyim”  emrinin doğruluğunu niye tasdik etmeyeyim.” Hasan-ı Basri onun yanından ayrılınca: “O, benden fakih (alim) çıktı.”  dedi.

dualar


    • ZALİM VE KÖTÜLERE KARŞI YARDIM DUASI


    • Okunuşu: Rabbi e’ınni ve la tu’ni ‘aleyye vensurni ve la tensur ‘aleyye vemkürli ve la temkür ‘aleyye vehdini ve yessirli’l-hüda vensurni ‘ala men beğa ‘aleyye. Rabbic’alni leke şekkaran, leke zekkaran, leke rahhaben, leke mıtva’an leke muhbiten, ileyke evvahen müniba. Rabbi tekabbel tevbeti, va’ğsil havbeti, ve ecib da’veti, ve sebbit hücceti, ve seddid lisanı, vehdi kalbi, veslül sehimete sadri.
      Anlamı: Rabbim! Bana yardım et, aleyhime olan şeylere yardım etme. Bana zafer ver, aleyhime zafer verme. Lehime tertip kur, aleyhime tertip kurma. Bana hidayet et ve hidayeti bana kolaylaştır. Bana zulmeden kimseye karşı yardım et. Rabbim! Beni Sana çok şükreden, Seni çok zikreden, Senden çok korkan, Sana itaat eden, Sana saygı gösteren, Sana yönelen ve tövbe eden kimsen yap. Rabbim! Tövbemi kabul et, günahımı temizle, duamı kabul buyur, delilimi sabit kıl, dilimi doğru yap, kalbime hidayet ver, göğsümün kin ve hasedini çıkar. (Tirmizi, De’avat, 114; İbn Hıbban, Ediye, No:947; İbn Ebi Şeybe, Dua, No: 29381)

    • TEHLİKEYE DÜŞTÜĞÜ ZAMAN OKUNACAK DUA


    • Okunuşu: Bismillahirrahmanirrahim, uela havle uela kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azım
      Anlamı: Rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla. “Yüce ve ulu Allah’dan başka güç ve kuvvet sahibi yoktur” dersen o hali senden uzaklaştırır. (Nevevi,Ezkar,110)

    • HASAN BASRİ’NİN DUASIAnlamı: Hamd, Allah’a özgüdür. Ey Rabbimiz, bizi yarattığın, bize rızk verdiğin, bize doğru yolu gösterdiğin, bize öğrettiğin, bizi sapkınlıktan kurtardığın, kederimizi giderdiğin için sana hamd ederiz. Bize, İslâm’ı ve Kur’ân’ı bağışladığın için sana hamd ederiz. Bize esenlik verdiğin, düşmanlarımızı bozguna uğrattığın, bize bol rızk verdiğin, bizi güvenlik içinde bir araya getirdiğin için sana binlerce hamd ve senalar olsun.
      Ey Rabbimiz, bize eski, yeni, gizli, açık, özel ve genel olarak verdiğin nimetler için ve biz, diriyken, ölüyken, burada ve gayb âleminde iken verdiğin nimetlerin için sana hamd ederiz. Sen hoşnut oluncaya dek sana hamd ederiz. Sen hoşnut olduğunda da sana hamd ederiz.

    • HERŞEYİN “EN HAYIRLISINI” İSTEME DUASI

      Okunuşu: Allahümme inni es’elüke hayra’l-mes’eleti ve hayrad-dü’ai ve hayra’n-necahi ve hayral ‘ameli ve hayres-sevabi ve hayra’l-hayati ve hayral-memati. Ve sebbitni ve sekkıl mevazini ve hakkık imanı verfe’deracati ve tekabbel salati veğfir hatieti ve es’elüked-deracati’l-‘ula mine’l-cenneti. Allahümme inni es’elüke fevatiha’l-hayri ve havatimehü ve cevami’ahu ve evvelehu ve zahirahu ve batınehu ve’d-deracati’l-‘ula mine’l-cenneti, âmin. Allahümme inni es’elüke hayra ma ati ve hayra ma ef’alü ve hayra ma a’malü ve hayra ma batane ve hayra ma zahera ved-deracati’l-‘ula mine’l-cenneti, amin. Allahümme inni es’elüke en terfe’a zikri ve teda’a vizri ve tusliha emri ve tütahhira kalbi ve tuhsıne ferci ve tünevvira li kalbi ve teğfira li zenbi. Ve es’elüked-deracati’l-‘ula mine’l-cenneti, amin. Allahümme inni es’elüke en tübarike lifi nefsi ve fi sem’i ve fi besari ve fi ruhi ve fi halki v fi huliki ve fi ehli ve fi mahyaye ve fi memati ve fi’ameli fetekabbel hasenati ve es’elüke’d-deracati’l-‘ula mine’l-cenneti, amin.
      Anlamı: Allah’ım! Senden istenen şeylerin hayırlısını, duanın hayırlısını, kurtuluşun hayırlısını, işlerin hayırlısını, sevabın hayırlısını, hayatın hayırlısını, ölümün hayırlısını istiyorum. Beni dinimde sabit kıl, mizanda sevaplarımın ağır gelmesini nasip eyle, imanımı gerçek eyle, derecelerimi yükselt, namazımı kabul eyle, günahımı bağışla. (Allah’ım!) Senden cennette yüksek dereceler istiyorum. Allah’ım! Senden benim için hayırları açmanı, işlerimin hayırla sonuçlanmasını, önceki, açığı ve gizlisi ile her türlü hayın, cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. Allah’ım! Senden gelecekte olacak şeylerin hayırlı olanlarını, yaptıklarımın hayırlısını, gizli şeylerin hayırlısını, açık olan şeylerin hayırlısını ve cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. Allah’ım! Senden şanımı yükseltmeni, günahlarımı silmeni, işlerimi ıslah etmeni, kalbimi temizlemeni, tenasül uzvumu korumanı, kalbimi nurlandırmanı, günahımı bağışlamanı ve cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. Allah’ım! Senden nefsim, kulağım, gözüm, ruhum, yaratılışım ve ahlakım, ailem, hayatım ve ölümüm ve işlerim hakkında benden razı ol, hayır ve hasenatımı kabul eyle ve cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. (Hâkim, De’avat, No: 1911)

    • DERSLERİ ANLAMA (ÖĞRENCİLER) İÇİN DUALAR

      Okunuşu: Allahümmerhamni biterki’l-maası ebeden ma ebkaytenı verhamnı en etekellefe mala yanını uarzuknı husnen nazarı fıma yurdike annLAllahümme bedıa’s-semauati ue’l-ardı zelcelali ve’l-ikrami ue’l-izzetilletı la tiıramü, es’elüke ya Allahü ya rahmanu bicelalike ve nuri ueehike en tulzime kalbi hıfza kitabike kema allemtenı uerzuknı en etlüvehu ale’n-nahuillezı yurdike annı.Allahümme bedia’s-semavati ue’l-ardı zelcelali ve’l-ikrami ve’l-ızzetilletı la türamu,es’elüke yaAllahu ya rahmanu bicelalike ve nuri vechike en tünevvire bikitabike basarı ve en tutlika bihı lisanı ve en tüferrice bihı an kalbi ve en teşraha bihı sadrı,ve en tümlie bihı bedeni, li ennehu la yuınunı ale’l-hakkı gayruke vela yu’tıhı illa ente vela havle vela kuvvete illa billahi’l-aliyyi’l-azim
      Anlamı: Allah’ım! Beni hayatta bıraktığın sürece günahları terk ettirmekle bana merhamet eyle. Beni ilgilendirmeyen işleri bana yükleme.Seni razı edecek şeylere güzel bakmayı bana nasip eyle. Ey göklerin ve yerin yaratıcısı,ey ulaşılmayacak kadar yüksek celal ve ihsan sahibi, ey Allah, ey Rahman! Celalin hürmetine, yüzünün nuru hürmetine, Kur’an’ı istediğin gibi ezberlememi nasip eyle. Seni razı edecek şekilde okumamı nasip eyle. Ey gökleri ve yeri yaratan celal ve ikram sahibi, ey ulaşılamayacak kadar yüksek izzet sahibi Allah’ım, ey Allah, ey Rahman! Celalin ve yüzünün nuru hürmetine kitabınla gözümü nurlandırmanı, dilimi çözmeni, kalbimi genişletmeni ve bedenimle onu yaşamamı isterim. Çünkü hakka karşı bana senden başkası yardım edemez, onu ancak sen verirsin. Güç ve kuvvet ancak yüce ve ulu Allah’

    • HZ. FATMA’NIN OKUDUĞU FAKİRLİK DUASIAnlamı: Ey yedi kat göğün ve büyük arşın sahibi olan Allah’ım! Bizim Rabbimiz, her şeyin Rabbi olan yüce Allah… Ey Tevrat’ı, İncil’i ve Kur’an-ı Kerim’i indiren, taneyi ve çekirdeği çıkaran yüce Rabbim! Alnından tutup hesaba çekeceğin her şeyin şerrinden sana sığınırım ya Rabbi! Sen öyle evvelsin ki, senden evvel hiç kimse yoktur. Sen öyle ahirsin ki, zatından sonra hiçbir şey yoktur. Sen öylesine açıkta ve görünürsün ki, senin üzerine hiçbir şey yoktur. Sen öylesine sır ve gizlisin ki, senin önünde hiçbir şey yoktur. Ya Rabbi! Bana borcumu ödememi ve fakirliğimi gidermemi nasip et.


    • FİTNELERİN ŞERRİNDEN ALLAH’A SIĞINMAK İÇİN DUA

      Okunuşu: Allahümme feinni euzü bike min fitneti’n-nari ve azabi’n-nari,ve fitneti’l-kabri, ve azabi’l-kabri ve min şerri fitneti’l-ğina ve min şerri fitneti’l-fakri, ve euzü bike min şerri fitneti’l-mesıhi’d-deccal.Allahümmağsil hatayaye bimai’s-selci ve’l beredi, ve nakkı kalbi mine’l-hataya kema nekkayte’s-sevbe’l-ebyada mine’d- denesi ve baid beyni ve beyne hatayaye kema baette beyne’l-meşrıki ve’l-mağribi. Allahümme feinni euzü bike mine’l-keseli ve’l-herami ve’l-me’semi ve’l-mağrami.
      Anlamı: Allah’ım! Cehennem fitnesinden ve cehennem azabından sana sığınırım. Kabir fitnesinden ve Kabir azabından sana sığınırım. Zenginlik fitnesinin şerrinden ve fakirlik fitnesinin şerrinden sana sığınırım. Deccal Mesih fitnesinden sana sığınırım. Allah’ım! Hatalarımı kar ve dolu suyu ile yıka. Kalbimi hatalardan arıt, tıpkı beyaz çamaşırı kirden arıttığın gibi. Doğu ile batıyı birbirinden ne kadar uzaklaştırmışsan, benide günahlardan o kadar uzaklaştır. Allah’ım! Tembellikten, ihtiyarlıktan, günahtan ve borçtan sana sığınırım. (Müslim,3/2078)

    • GÜÇ DURUMLARDA OKUNACAK DUA

      Okunuşu: Hasbünallahu ve ni’me’l-Vekil.
      Anlamı: Allahu Teala bize yeterli bir yardımcı ve en büyük bir destektir.

    • ŞEYTAN’IN VESVESESİNDEN KURTULMAK İÇİN OKUNACAK DUA

      Okunuşu: Allahümmec’al fi kalbi nuren ve fi sem’l nuren ve fi basarı nuren ve fevki nuren ve tahti nuren vec’alni nura.
      Anlamı: Allah’ım, kalbime, kulaklarıma, gözlerime, nurundan ihsan eyle, nurunla her tarafımı paklandır.

  • ÜZÜNTÜLÜ DURUMLARDA OKUNACAK DUA

    Okunuşu: Allahümme inni abdüke vebnü abdike vebnü emetike nasiyeti bi yedlke madm fi hükmüke adlün fi kadaüke es’elüke bi külli’smin hüve leke semmeyte blhl nefseke ev enzeltehüfi kitabike ev allemtehu ehaden mln halkıke evlste’serte blhl fi ılmi’l-ğaybi indeke en tec’ale’l-Kur’ane rabia kalbi ve nura sadri ve celae ğamml ve zehabe huznl ve hemmi.
    Anlamı: Allah’ım! Ben Senin kulunum, kulunun oğluyum, hanım kulunun oğluyum, perçemim elinde, hükmün hakkımda geçerli, hakkımdaki kazan bir adalettir, zatına isim olarak seçtiğin veya kitabında indirdiğin veya mahlukatmdan herhangi bir kimseye öğrettiğin veya gayb ilminde kendi zatına tahsis ettiğin bütün isimlerinle senden Kur’an’ı gönlümün ilkbaharı, göğsümün nuru, tasamın cilası, kederimin ve hüznümün gidericisi yapmanı istiyorum. (İmam-ı Ahmed)